Kayıtlar

dört halife etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Şeytan Yolunu Değiştirir

Resim
Kureyşli kadınlar Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (sallallâhü aleyhi ve sellem) huzurunda oturuyorlardı. İçlerinden biri de yüksek sesle konuşmakta idi. O esnada içeri girmek için Hz. Ömer izin istedi. Kadınlar Hz. Ömer'in geldiğini duyunca yerlerinden kalktılar ve hızla perdenin arkasına çekildiler. Hz. Ömer (radiyallahü anh) içeri girdi. Girdiğinde Peygamber Efendimizin gülmekte olduğunu gördü. Hz. Ömer "Ya Resulallah, neden dolayı gülersiniz?" diye sordu.

Hz. Ömer'in Müslüman Oluşu

Resim
Peygamberliğin altıncı yılıydı. Peygamber Efendimiz bir perşembe gecesi "Ya Rabbi! Şu iki kişiden hangisi sana sevgili ise İslam dinini onunla aziz eyle. Ömer bin Hattab veya Amr bin Hişam." diyerek dua etti. Ertesi gün Kureyş'in büyükleri Harem'de toplandılar. "Muhammed atalarımızın dinine dil uzatıyor. Putlarımızı kötülüyor. Ya Ömer bu durum senin hiç gayretine dokunmuyor mu?

Hz. Ebu Bekir'in Müslüman Oluşu

Resim
Hz. Ebu Bekir (r.anh) tüccar olduğu için bazen ticaret yolculuklarına çıkar, genellikle de Şam'a giderdi. Şam seferindeyken bir gece rüyasında gökten ayın kucağına indiğini, kendisinin de onu iki eliyle kucakladığını gördü. Uyandığı zaman Şam diyarında meşhur olan Yemliha isimli rahibin yanına koştu ve rüyasını ona anlattı. Rahip ona ne iş yaptığını, nereli olduğunu sordu ve buna benzer sorular yöneltti. Sonra rahip "Ey Arabistanlı!

Şehit Nevfel'in, Hz. Ebu Bekir'in Duasıyla Dirilmesi

Resim
Peygamber Efendimiz ashabına şehitlik makamının yüceliğini, şehitlerin kazanacağı sevabı, Allah katındaki mertebelerini, cennetteki ahvalini, onların evladından, ehlinden, akrabasından, dostlarından yetmiş bin kişiye şefaatçi olacaklarını anlatmış, ayrıntılarıyla haber vermişti. Sahabenin gençlerinden Hz. Nevfel, iki oğlunu ve eşini de yanında getirip Resulullah'ın (s.a.v.) huzuruna çıktı ve "Ey Allah'ın Peygamberi! Ben dua edeyim, siz de amin deyiniz ki duam kabul olsun."

Hz. Ebu Bekir'in (r.a.) Ağzında Taş Bulundurması

Resim
Peygamberimiz (s.a.v.) ile Hz. Ebu Bekir'in (r.a.) birlikte oturdukları bir sırada kötü huylu bir kişi yanlarına gelip Hz. Ebu Bekir'e dil uzattı ve yakışıksız sözler söyledi. Peygamber Efendimiz ise o kişinin hakareti devam ettikçe bir şey söylemeyip hatta bazen gülümsedi. Hz. Ebu Bekir bir müddet sonra artık dayanamayıp o edepsiz kişiye öfkelendi ve iki çift laf ile karşılık verdi. Bunun üzerine Peygamberimiz yerinden kalkıp gitti.

Hz. Ebu Bekir'in Ayağını Sokan Yılan

Resim
İslamiyet'in Mekke devrinde müşriklerin Müslümanlar üzerindeki baskıları ve zulümleri giderek artıyordu. Peygamberimizin amcası ve koruyucusu Ebu Talip, peygamberliğin onuncu yılında vefat edince müşrikler bu eziyetlerini son safhasına çıkardılar ve Peygamber Efendimizi öldürmeye karar verdiler. O gece müşrikler Peygamberimizi öldürmek için evinin etrafını sarmışlardı. Ancak Hz. Muhammed (s.a.v.) Allah'ın izni ile onlara görünmeden aralarından geçip gitti.

Hz. Ebu Bekir'in (r.a.) Sıddîk Lakabını Alması

Resim
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) mirac mucizesini yaşadıktan sonra ertesi sabah insanlara başından geçenleri anlattı. Geceleyin Mekke'den Kudüs'te bulunan Beyt-i Mukaddes'e gittiğini, orada Enbiyanın ruhlarına imam olup namaz kıldırdığını, sonra arşa yükseldiğini ve Allahü Teala ile görüştüğünü, cennette bazı Peygamberler ile selamlaşıp sohbet ettiğini, sonra yine Mekke'ye geri döndüğünü bildirdi.

Hz. Ali'nin Savaşta Yüzüne Tüküren Düşmanını Serbest Bırakması

     Allah'ın arslanı Hz. Ali efendimiz savaşta bir yiğidi alt etti. Hemen kılıcını çekti. Onu öldürmek istedi. Ancak o yiğit Hz. Ali'nin mübarek yüzüne tükürdü. O anda Hz. Ali kılıcını yere attı, o düşmanı öldürmekten vazgeçti. Bu duruma, bu beklenmedik acımaya şaşırıp kalan düşman dedi ki:      - Ey Ali! Bana keskin kılıcını çekmiştin, beni öldürecektin, sonra neden kılıcı yere attın, kahredeceğin yerde gösterdiğin bu merhamet nedir, neden beni öldürmekten vazgeçtin?