Kayıtlar

Aşık Garip Hikayesi

Resim
Aşık Garip hikayesi Türkiye, Balkanlar, Azerbaycan, Özbekistan ve Doğu Türkistan'da bilinmektedir. Doğuş yeri Azerbaycan olan hikaye hem yazılı, hem de sözlü kaynaklarda anlatılır. Aşık Garip hikayesi, Dede Korkut hikayelerinden "Kampüre'nin Oğlu Bamsı Beyrek" hikayesi ile büyük benzerlikler taşır. Bu benzerlikler şunlardır;

Şehit Nevfel'in, Hz. Ebu Bekir'in Duasıyla Dirilmesi

Resim
Peygamber Efendimiz ashabına şehitlik makamının yüceliğini, şehitlerin kazanacağı sevabı, Allah katındaki mertebelerini, cennetteki ahvalini, onların evladından, ehlinden, akrabasından, dostlarından yetmiş bin kişiye şefaatçi olacaklarını anlatmış, ayrıntılarıyla haber vermişti. Sahabenin gençlerinden Hz. Nevfel, iki oğlunu ve eşini de yanında getirip Resulullah'ın (s.a.v.) huzuruna çıktı ve "Ey Allah'ın Peygamberi! Ben dua edeyim, siz de amin deyiniz ki duam kabul olsun."

Hz. Ebu Bekir'in (r.a.) Ağzında Taş Bulundurması

Resim
Peygamberimiz (s.a.v.) ile Hz. Ebu Bekir'in (r.a.) birlikte oturdukları bir sırada kötü huylu bir kişi yanlarına gelip Hz. Ebu Bekir'e dil uzattı ve yakışıksız sözler söyledi. Peygamber Efendimiz ise o kişinin hakareti devam ettikçe bir şey söylemeyip hatta bazen gülümsedi. Hz. Ebu Bekir bir müddet sonra artık dayanamayıp o edepsiz kişiye öfkelendi ve iki çift laf ile karşılık verdi. Bunun üzerine Peygamberimiz yerinden kalkıp gitti.

Hz. Ebu Bekir'in Ayağını Sokan Yılan

Resim
İslamiyet'in Mekke devrinde müşriklerin Müslümanlar üzerindeki baskıları ve zulümleri giderek artıyordu. Peygamberimizin amcası ve koruyucusu Ebu Talip, peygamberliğin onuncu yılında vefat edince müşrikler bu eziyetlerini son safhasına çıkardılar ve Peygamber Efendimizi öldürmeye karar verdiler. O gece müşrikler Peygamberimizi öldürmek için evinin etrafını sarmışlardı. Ancak Hz. Muhammed (s.a.v.) Allah'ın izni ile onlara görünmeden aralarından geçip gitti.

Hz. Ebu Bekir'in (r.a.) Sıddîk Lakabını Alması

Resim
Peygamber Efendimiz (s.a.v.) mirac mucizesini yaşadıktan sonra ertesi sabah insanlara başından geçenleri anlattı. Geceleyin Mekke'den Kudüs'te bulunan Beyt-i Mukaddes'e gittiğini, orada Enbiyanın ruhlarına imam olup namaz kıldırdığını, sonra arşa yükseldiğini ve Allahü Teala ile görüştüğünü, cennette bazı Peygamberler ile selamlaşıp sohbet ettiğini, sonra yine Mekke'ye geri döndüğünü bildirdi.

Hz. Muhammed mi büyük, Bayezid-i Bistami mi

Resim
Mevlana Celaleddin-i Rumi hazretleri otuzlu yaşlarında Konya'da büyük, şöhretli bir müderris ve hatip idi. Değişik camilerde verdiği vaazlarına binlerce kişi katılır, sohbetleri dolar taşardı. Mevlana'nın camilere gelişi de gidişi de görkemli idi. Talebelerinin arasında gösterişli elbiseleri ve atıyla halkın arasından geçer, ihtişamı zirveye çıkardı. Bir gün vaaz bitmiş, yine halkın arasından yavaş yavaş atıyla ilerlemeye çalışırken bir dervişin bakışlarının kendisine kilitlendiğini farketti.

Kerem ile Aslı Hikayesi

Resim
Kerem ile Aslı hikayesi Türkiye'de ve bütün Türk Cumhuriyetlerinde bilinmektedir. Araştırmacıların büyük çoğunluğuna göre hikayenin doğuş yeri Doğu Anadolu ve Azerbaycan'dır. Hem yazılı, hem de sözlü kaynaklarda anlatılır. Kerem ile Aslı hikayesinin özeti:      Isfahan Şahı'nın ve hazinedarı olan Keşiş'in çocukları olmaz. Bunlar bir gün tebdil-i kıyafet yolculuğa çıkarlar. Yolda bir derviş ile karşılaşırlar.