Kayıtlar

Basat'ın Tepegözü Öldürdüğü Destanı

Resim
Bir gün Oğuz otururken üstüne düşman geldi. Vakit geceydi. Oğuz ürktü göçtü. Oğuz'dan Aruz Koca da kaçıp giderken oğlancığını düşürdü. Oğlancığı bir aslan bulup götürdü, besledi. Zamanla Oğuz yine gelip yurduna kondu. Bir gün Oğuz'dan bir at çobanı aslana benzer bir insanın atlara saldırdığını haber verdi. Aruz Koca bunun kendi oğlu olabileceğini söyledi. Oğuz beyleri aslanın yatağına gidip oğlanı buldular. Aruz oğlunu tanıdı, alıp evine getirdi.

Kazılık Koca Oğlu Yigenek Destanı

Resim
Bayındır Han kara yerin üzerine ak otağını dikmiş, ipek halıları döşetmiş, İç Oğuz, Dış Oğuz beylerini sohbete toplamıştı. Yeme içme var idi. Bayındır Han'ın veziri Kazılık Koca şarabın keskininden içip içki başına vurunca Hanlar Hanı'nın önünde dizinin üzerine çöktü, akın diledi. Bayındır Han izin verdi. Nereye istersen git, dedi. Kazılık Koca erlerini, teçhizatını yanına aldı, yola çıktı. Çok dağlar, tepeler geçti.

Sokrates Üç Filtre Testi Hikayesi

Resim
Bir gün bir tanıdığı Sokrates'in yanına gelip "Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?" diye sordu. Sokrates "Bir dakika bekle. Bana o duyduğunu söylemeden önce senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna üç filtre testi deniyor." dedi. Adam merakla "Üç filtre testi de ne?" diye sordu. Sokrates cevap verdi. "Arkadaşım hakkında bana söylemek istediklerini filtrelemeye yarayacak bir test.

Kanglı Koca Oğlu Kan Turalı destanı

Resim
Oğuz zamanında Kanglı Koca derler bir er vardı. Kanglı Koca'nın Kan Turalı adında yiğit bir oğlu vardı. Kanglı Koca oğlunu artık evlendirmek isterdi. Ancak oğul Kan Turalı öyle bir kız isterdi ki kendisi yerinden kalkmadan kız kalksın, kara koç atına binmeden kız binsin, kanlı kafir eline varmadan kız varsın, baş getirsin. Kan Turalı bu isteklerini babasına bildirince babası "Oğul kız görmek senden, mal rızk vermek benden diyerek"

Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Destanı

Resim
Oğuz ilinde Duha Koca Oğlu Deli Dumrul derler bir er vardı. Suyu akmayan kuru bir çayın üstüne köprü yaptıran Deli Dumrul, geçenden otuz üç akçe, geçmeyenden döve döve kırk akçe alırdı. Bunu yapmasının sebebi erliğini, bahadırlığını ispatlamak, ününü artırmaktı. Bir gün köprüsünün yanına konan bir bölük obadan ağlama sesleri duydu. Varıp yanlarına yetişti. "Niye gürültü ediyorsunuz" diye onlara çıkıştı. "Bir yiğidimiz öldü, onun için ağlayıp feryad ediyoruz." dediler.

Tahir ile Zühre Hikayesi

Resim
Eski zamanlarda zengin ve güçlü bir padişah vardır. Ancak bu padişah çocuğu olmadığı için çok üzülmektedir. Pek çok çarelere başvurur ancak yine de çocuğu olmaz. Bu padişahın veziri de aynı dertten muzdariptir. Bir gün padişah ile veziri üzüntülerini bir nebze hafifletebilmek düşüncesiyle kıyafet değiştirip gezintiye çıkarlar. Bir süre sonra bir dervişle karşılaşırlar. Bunların dertlerini bilen derviş, eşleriyle birlikte yemeleri için bunlara birer elma verir.

Hz. Ebu Bekir'in Müslüman Oluşu

Resim
Hz. Ebu Bekir (r.anh) tüccar olduğu için bazen ticaret yolculuklarına çıkar, genellikle de Şam'a giderdi. Şam seferindeyken bir gece rüyasında gökten ayın kucağına indiğini, kendisinin de onu iki eliyle kucakladığını gördü. Uyandığı zaman Şam diyarında meşhur olan Yemliha isimli rahibin yanına koştu ve rüyasını ona anlattı. Rahip ona ne iş yaptığını, nereli olduğunu sordu ve buna benzer sorular yöneltti. Sonra rahip "Ey Arabistanlı!