Kayıtlar

Kanglı Koca Oğlu Kan Turalı destanı

Resim
Oğuz zamanında Kanglı Koca derler bir er vardı. Kanglı Koca'nın Kan Turalı adında yiğit bir oğlu vardı. Kanglı Koca oğlunu artık evlendirmek isterdi. Ancak oğul Kan Turalı öyle bir kız isterdi ki kendisi yerinden kalkmadan kız kalksın, kara koç atına binmeden kız binsin, kanlı kafir eline varmadan kız varsın, baş getirsin. Kan Turalı bu isteklerini babasına bildirince babası "Oğul kız görmek senden, mal rızk vermek benden diyerek"

Duha Koca Oğlu Deli Dumrul Destanı

Resim
Oğuz ilinde Duha Koca Oğlu Deli Dumrul derler bir er vardı. Suyu akmayan kuru bir çayın üstüne köprü yaptıran Deli Dumrul, geçenden otuz üç akçe, geçmeyenden döve döve kırk akçe alırdı. Bunu yapmasının sebebi erliğini, bahadırlığını ispatlamak, ününü artırmaktı. Bir gün köprüsünün yanına konan bir bölük obadan ağlama sesleri duydu. Varıp yanlarına yetişti. "Niye gürültü ediyorsunuz" diye onlara çıkıştı. "Bir yiğidimiz öldü, onun için ağlayıp feryad ediyoruz." dediler.

Tahir ile Zühre Hikayesi

Resim
Eski zamanlarda zengin ve güçlü bir padişah vardır. Ancak bu padişah çocuğu olmadığı için çok üzülmektedir. Pek çok çarelere başvurur ancak yine de çocuğu olmaz. Bu padişahın veziri de aynı dertten muzdariptir. Bir gün padişah ile veziri üzüntülerini bir nebze hafifletebilmek düşüncesiyle kıyafet değiştirip gezintiye çıkarlar. Bir süre sonra bir dervişle karşılaşırlar. Bunların dertlerini bilen derviş, eşleriyle birlikte yemeleri için bunlara birer elma verir.

Hz. Ebu Bekir'in Müslüman Oluşu

Resim
Hz. Ebu Bekir (r.anh) tüccar olduğu için bazen ticaret yolculuklarına çıkar, genellikle de Şam'a giderdi. Şam seferindeyken bir gece rüyasında gökten ayın kucağına indiğini, kendisinin de onu iki eliyle kucakladığını gördü. Uyandığı zaman Şam diyarında meşhur olan Yemliha isimli rahibin yanına koştu ve rüyasını ona anlattı. Rahip ona ne iş yaptığını, nereli olduğunu sordu ve buna benzer sorular yöneltti. Sonra rahip "Ey Arabistanlı!

Kazan Bey Oğlu Uruz Beyin Esir Olduğu Destanı

Resim
Bir gün Kazan Bey otağlarını kurdurmuş, Oğuz beylerine ziyafet veriyordu. Sağ tarafında kardeşi Kara Göne, sol tarafında dayısı Aruz oturmakta idi. Oğlu Uruz ise karşısında duruyordu. Kazan bey sağına bakıp gülümsedi, soluna bakıp gülümsedi. Karşısında duran oğlu Uruz'a bakınca ise üzüldü, ağladı. Uruz bu duruma içerledi. Niçin böyle davrandığını babasına sordu. Kazan Bey "Oğul, on altı yaşına geldin. Yay çekmedin, ok atmadın. Baş kesmedin, kan dökmedin.

Kam Püre Oğlu Bamsı Beyrek Destanı

Resim
Oğuz beylerinden Kam Püre'nin bir oğlu yoktu. Kam Püre oğulda nasibi olmadığı için üzülürdü. Bir gün hanlar hanı Bayındır Han'ın davetine katıldı. Bayındır Han'ın dört bir yanında diğer Oğuz beylerinin oğullarını hizmet eder görünce ağlamaya başladı. "Benim de oğlum olsa, Bayındır Han'a hizmet etse, ben de oğluma baksam, onunla övünsem" diye feryad etti. Oğuz beylerinin duaları makbul idi. Böyle söyleyince kudretli Oğuz beyleri onun için dua ettiler, 

Salur Kazan'ın Evinin Yağmalandığı Destanı

Resim
Bayındır Han'ın güveyisi, Uruz'un babası, yağız al atın sahibi Salur Kazan bir gün beyleriyle sohbet meclisindeyken onlara şöyle dedi: "Dinleyin beylerim, yata yata yanımız ağrıdı, dura dura belimiz kurudu. Varalım av avlayalım, kuş kuşlayalım, geyik yıkalım. Sonra otağımıza dönelim, yiyelim içelim, hoş geçelim." Beyleri bu durumu uygun buldular. Ancak Aruz Koca pis dinli Gürcistan yakınında oturduğunu, yurdunu, ak otağını kime emanet edeceğini sordu.