Kayıtlar

halk hikayesi etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Karacaoğlan ile İsmikan Sultan Hikayesi

Resim
Bir adamın Smayıl adında bir oğlu vardır. Smayıl, nefesi hak olan, Allah yolunda yürüyen biridir. Bu delikanlı bir gün çeşme başında yaşlı bir kadının bardağını kırar. Duruma çok üzülen yaşlı kadın "Çok güç bela çekesin de, keç muradına eresin." diye beddua eder. Bu bedduayı alan Smayıl evinin yolunu tutar. Bir gece rüyasında kendisine "İsmikan Sultan" gösterilir. Smayıl kızı görünce kendinden geçer ve şiir söylemeye başlar.  Hüseyin Araslı

Tahir ile Zühre Hikayesi

Resim
Eski zamanlarda zengin ve güçlü bir padişah vardır. Ancak bu padişah çocuğu olmadığı için çok üzülmektedir. Pek çok çarelere başvurur ancak yine de çocuğu olmaz. Bu padişahın veziri de aynı dertten muzdariptir. Bir gün padişah ile veziri üzüntülerini bir nebze hafifletebilmek düşüncesiyle kıyafet değiştirip gezintiye çıkarlar. Bir süre sonra bir dervişle karşılaşırlar. Bunların dertlerini bilen derviş, eşleriyle birlikte yemeleri için bunlara birer elma verir.

Aşık Garip Hikayesi

Resim
Aşık Garip hikayesi Türkiye, Balkanlar, Azerbaycan, Özbekistan ve Doğu Türkistan'da bilinmektedir. Doğuş yeri Azerbaycan olan hikaye hem yazılı, hem de sözlü kaynaklarda anlatılır. Aşık Garip hikayesi, Dede Korkut hikayelerinden "Kampüre'nin Oğlu Bamsı Beyrek" hikayesi ile büyük benzerlikler taşır. Bu benzerlikler şunlardır;

Kerem ile Aslı Hikayesi

Resim
Kerem ile Aslı hikayesi Türkiye'de ve bütün Türk Cumhuriyetlerinde bilinmektedir. Araştırmacıların büyük çoğunluğuna göre hikayenin doğuş yeri Doğu Anadolu ve Azerbaycan'dır. Hem yazılı, hem de sözlü kaynaklarda anlatılır. Kerem ile Aslı hikayesinin özeti:      Isfahan Şahı'nın ve hazinedarı olan Keşiş'in çocukları olmaz. Bunlar bir gün tebdil-i kıyafet yolculuğa çıkarlar. Yolda bir derviş ile karşılaşırlar.

Ercişli Emrah ile Selvi Han Hikayesi

Resim
Ercişli Emrah ile Selvi Han hikayesi Türkiye'de, Azerbaycan'da, Türkmenistan'da ve Balkanlarda bilinmektedir. Araştırmacıların çoğunluğunun görüşüne göre hikayenin doğduğu yer ülkemizin Doğu Anadolu Bölgesidir. Hikaye hem sözlü, hem de yazılı kaynaklarda yer alır. Ercişli Emrah ve Selvi Han 17. yüzyılda Doğu Anadolu Bölgesinde yaşamışlardır.

Yaralı Mahmut Hikayesi

Resim
Yaralı Mahmut hikayesi, kahramanlık hikayeleri arasında önemli bir yere sahiptir. Sadece Türkiye'de bilinen hikayenin doğuş yeri ise Doğu Anadolu Bölgesidir. Yaralı Mahmut hikayesinin özeti:      Ali Bezirgân isimli zengin bir tüccarın Ahmet ve Mahmut adında iki oğlu vardır. Karakter itibariyle birbirinin zıddı olan bu iki kardeşten Mahmut akıllı ve ailesine bağlı bir genç iken, Ahmet ise bunun tam tersi özelliklere sahiptir.Babaları öldükten sonra kardeşlerden Ahmet, kendilerine bırakılan mirası kısa bir sürede yer, bitirir. Mahmut da annesinin ve kendisinin geçimini sağlayabilmek için çobanlığa başlar.    

Şah İsmail Hikayesi

Resim
Şah İsmail hikayesi, hem yazılı hem de sözlü olarak anlatılan hikayelerimizden biri olup Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Balkanlar ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde anlatmaları vardır. Hikaye masal kaynaklıdır. Şah İsmail hikayesinin özeti:      Kandehar Padişahı'nın çocuğu olmaz. Buna bir çare aramak maksadıyla yanına vezirini de alıp gurbete çıkar. Yolda bir çeşme görüp mola verirler, abdest alıp namaz kılarlar. Selam verdiklerinde yanlarına bir derviş gelir. Derviş, onları tanıdığını, dertlerini de bildiğini söyler. Sonra kendilerine bir elma verir, bunu ikiye bölmelerini, eşleriyle birlikte yemelerini, kabuğunu da ahırdaki kısrağa yedirmelerini söyler. Sonra da doğacak çocuğa ve kuluna , gelip kendisinin ad vereceğini belirterek gözden kaybolur. Dervişin dediklerini yerine getiren padişahın zamanı gelince bir oğlu, kısrağın da bir kulunu olur.

Kirmanşah Hikayesi

Resim
Kirmanşah hikayesi, Türkiye ve Azerbaycan dışındaki Türk topluluklarında da bilinmektedir. Hikaye sadece sözlü kaynaklarda anlatılır. Kaynağı ise Binbir gece masalları' dır. Kirmanşah hikayesinin özeti:      Tiflis hükümdarı Hurşut Şah'ın çocuğu olmaz. Yakınlarından bazıları bir sünnet merasimi için izin istemeye geldiklerinde Hurşut Şah çocuğu olmadığı için üzülür. Üzüntüsünü gidermek için veziri ile beraber bir su kenarına gider. Burada onların yanına bir derviş gelir. Derviş, çocuğunun olabilmesiyle ilgili padişaha birtakım tavsiyelerde bulunur. Eğer bu tavsiyelere uyarsa çocuklarının olacağını söyler, sonra da kaybolur. Padişah, dervişin bütün tavsiyelerine uyar ve zamanı gelince bir oğlu olur.